Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru

  1. Anayasa da güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerden Avrupa İnsan
    Hakları Sözleşmesi kapsamında bulunanlardan birinin kamu gücü tarafından ihlal
    edilmesi durumunda Anayasa Mahkemesine yapılacak başvuruya/hak arama
    çaresine bireysel başvuru denmektedir. Olağanüstü bir kanun yoludur. Bireysel
    başvuru Anayasamızın 148 ve 149’uncu maddeleri ile 6216 sayılı Anayasa
    Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 45-51’inci
    maddelerinde düzenlenmiştir. Hak ve Özgürlüklerin Anayasalarda yazılmış olması
    maalesef ihlalleri önlemeye yetmemektedir. Bunu temin edecek
    mekanizmaların/kurumsal yapının da kurulması gereklidir.
  2. İkincil bir hak arama yolu/çaresidir. Çünkü öncelikle diğer birincil hak arama
    yollarının tüketilmesi gerekir. Diğer bir ifadeyle diğer idari ve yargı mercilerine
    mahkemelere gidilerek hakka ulaşılmasını zorunluluğu vardır. Bu başarılamadığı
    takdirde bu usul kullanılır.
  3. Sınırlı bir başvuru yoludur. Çünkü sadece Anayasamızda yazılı bulunan temel hak
    ve özgürlüklerden Avrupa İnsan Hakları sözleşmesinde bulunan temel hak ve
    özgürlüklerin kamu gücü eylem ve işlemleri ile ihlal edilmesi durumunda bu hukuki
    çareye başvurulabilir. Ekonomik ve Sosyal Haklar bu kapsamın dışında kalmaktadır.
    Doğrudan kanun gibi yasama işleminin ya da tüzük ve yönetmelik gibi genel
    düzenleyici işleme karşı başvuruda bulunulamaz. Fakat bu işlemlerin kamu gücü
    tarafından uygulanması hak ihlaline sebep olmuş ise uygulama işlemi aleyhine
    bireysel başvuru hakkı kullanılabilir. Anayasanın yargı denetimi dışında tuttuğu
    işlemlere karşı bu yola başvurulamaz. (Yüksek askeri Şuranın terfi işlemleri,
    Cumhurbaşkanının tek başına yaptığı işlemler vbg.) Başvuruda bulunmak için güncel
    ve kişisel bir hakkın doğrudan etkilenmesi gerekir.
  4. Başvuru yolunun kurulmasının asıl amacı hak ihlallerini öncelikle ulusal düzeyde
    önlemek ve böylelikle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılacak başvuruların
    sayısını azaltmaktır. Türkiye Rusya’dan sonra aleyhine en fazla başvuru yapılan
    ikinci ülkedir. Diğer taraftan Türkiye hakkında en fazla ihlal kararı verilmiş devlettir.
    Diğer bir amaç devlet otoritesinin kişilerin hak ve özgürlükleri yönünden etkin bir
    şekilde sınırlamaktır.
  5. Bireysel Başvuru kanunlarda zorunlu idari ve yargısal başvuru yolları
    öngörülmüşse bu yolların tamamının tüketildiği tarihten, başvuru yolları
    öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren 30 gün içerisinde yapılabilir.
    Başvuru Anayasa Mahkemesine yapılabileceği gibi bulunulan ilde diğer mahkemeler
    veya yurtdışında temsilcilikler aracılığı ile de yapılabilir Harca tabidir. Avukatla
    başvuru yapma zorunluluğu yoktur. Başvurunun yapılması işlemin infazını
    durdurmamaktadır. Çok istisnai durumlarda başvurucunun talebi üzerine veya
    mahkemece resen gerekli tedbirlerin alınması yönünde tedbir kararı verebilir.
  6. Anayasa mahkemesinde iki aşamalı bir yargılama yürütülmektedir. İlki kabul
    edilebilirlik incelemesi ikinci aşama ise esas yönelik incelemedir. İlk incelemede kabul
    edilebilir olup olmadığına karar verilir, ikinci aşamada ise temel hak ihlali olup
    olmadığına karar verilir.İlk aşamada başvuru kişi konu yer ve zaman bakımında
    incelenerek kabul edilip edilmeyeceğine karar verilir. Burada özellikle diğer kanun
    yollarında dikkate alınan hususlar incelenmeyecektir. Anayasa mahkemesinin
    bakacağı husus ortaya çıkan durumun/kararın anayasadaki hakkı ihlal edip etmediği
    hususu olacaktır. Kararlara karşı itiraz mümkün değildir. Kararlar kesindir. Sadece
    idari yönden başvurunun reddi durumunda ( başvuru formu ve eklerinin gerekli şekil
    şartlarını taşımaması vb.) yedi gün içerisinde Anayasa Mahkemesine itiraz imkanı
    vardır. Dünyadaki örneklerde başvuruların yaklaşık %95’inin ilk incelemede kabul
    edilemez bulunarak reddedildiği görülmektedir. Türkiye dede günde yaklaşık 200
    başvuru yapılmaktadır. Bu başvuruların %70’inden fazlasının adil yargılanma hakkı
    ile ilgili olacağı değerlendirilmektedir. En çok başvurunun özellikle uzun süren davalar
    nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edilmesi sebep gösterilerek yapılacağı
    değerlendirilmektedir.
  7. Anayasa mahkemesine bireysel başvuru yolunun etkili bir başvuru yolu olması
    beklenmektedir. Bu kapsamda kolayca ulaşılabilir soruna çözüm getirecek ve yeterli
    bir başvuru olması beklenmektedir. Mahkemenin kendisinin de adil yargılama
    yapması esastır. Bunun dışında Anayasa Mahkemesinin süper temyiz mercii
    olmayacağı söylenmektedir. En önemli husus ise Anayasa Mahkemesinin
    kararlarında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kriterlerini dikkate alacağı bu
    mahkemeyle yakın bir işbirliği içinde olacağı beklenmektedir. Çünkü Ulusal
    mahkemelerce verilen kararlar AİHM tarafından hak ihlali gerçekleştiği sebebiyle TC.
    Devleti aleyhine kararlar verilmektedir. Bu sorunun çözümüne katkı sağlayacaktır.
    8.Hem bizin Anayasamızda hem de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Ek
    Protokollerde bulunan haklar aşağıdadır Bu hakları kamu gücü eylem ve işlemleri ile
    ihlal edildiği durumlarda Anayasa Şikayetine başvuruda bulunulabilir.

Yaşama hakkı
İşkence yasağı
Kölelik ve zorla çalıştırma yasağı
Özgürlük ve güvenlik hakkı
Adil yargılanma hakkı
Özel ve aile hayatına saygı hakkı
Düşünce, vicdan ve din özgürlüğü
İfade özgürlüğü
Toplantı ve dernek kurma özgürlüğü
Evlenme hakkı
Etkili başvuru hakkı
Ayrımcılık yasağı
Mülkiyetin korunması
Eğitim hakkı
Serbest Dolaşım özgürlüğü

Asker Personel için atamalarda kendisinin veya ailesinden bir şahsın eğitim hakkı
zarar görmüş olabilir. Disiplin cezalarında itiraz müessesesi kapsamında yapılan
başvurular dikkate alınmadığında etkili başvuru hakkı ihlal edilmiş olabilir. Amir ve
üstler tarafından kişilik haklarına yapılan saldırılarda ve mobing de (işyeri
tacizlerinde) komutanlığa yapılan başvurular ciddi olarak incelenmezse etkili başvuru
hakkı zarar görmüş olabilir. Yargı organlarınca mahkemelerce yapılan
yargılanmalarda adil yargılanma ilkesine aykırı hareket edilmiş olabilir.

Av. Yalçın TORUN

UYARI
Web sitemizde yayımlanan yukarıdaki yazılı metnin, eser sahipliği hakları Av.Yalçın
TORUN’a aittir. Bu yazılı metin hak sahipliğinin tespiti amacıyla zaman içerikli
elektronik imza ile muhafaza edilmektedir. Sitemizdeki yazılı metinler avukat
meslektaşlarımız tarafından dilekçelerinde serbestçe kullanılabilir, fakat metinlerin
tamamının, bir kısmının veya özetinin atıf yapılmaksızın başka web sitelerinde
yayınlanmasına iznimiz yoktur

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.